SEDAT YILMAZ: ÇEK MESELESİ KANGREN OLUYOR! ANALİZ GAZETESİ

Ekonomi daha doğrusu ticaret, kanser hücresi gibi yayılan karşılıksız çek sorunu ile karşı karşıya. Mesele, çek kullanamama sebebiyle giderek azalan bir ivmeye girse de Türkiye Bankalar Birliği raporuna göre 2019 yılı sonu itibariyle karşılıksız çek adedi bir önceki yıla göre yüzde 8 civarında azalmış ve 543 bine gerilemiş. Mezkur çeklerin tutarı yüzde 7,2 azalmış ama miktar büyük… Tam 27,3 milyar lira…

Karşılıksız çekle ilgili son bilgi bu. Ancak pandemi sürecini de düşündüğümüzde ödenemeyen çeklerin tam net sayısını henüz öğrenme imkanımız yok. O da muhtemelen yakında kamuoyuna açıklanır…

Yalnız geçmiş yıllardan başlayarak şu ana kadar 1,2 milyon adet çeke muhatap olan 300 binden fazla kişi, cezaların “adli para cezası” vasfına çevrilmesi dolayısıyla hapis yolunda olduğunu hatırlatayım. Türkiye’de bu kadar insanı alacak hapishane var mı, onu da bilemiyorum.

Adalet uygulanacaksa; ekonomi suçuna, ekonomi cezası verilir… Benim anladığım bu!..

Karşılıksız çeki ödemek zorunda olanlar, 26 Haziran’a kadar yüzde 10’luk peşinatı yatırmazlarsa hapsin yolunu tutacaklar. Maamafih, 26 Haziran önemli bir tarih… Önümüzdeki 20-22 gün zarfında karşılıksız çeke getirilen hapis cezası ne yapılıp edilip mutlaka ortadan kaldırılmalı, diyorum.

Neticede karşılıksız çek, bir borç… Aynı zamanda hukuki yönden suç… Fakat hapiste yatan bir kimsenin de borcunu ödeyemeyeceğinin bilinmesi lazım. Karşılıksız çek; bazı istisnalar hariç kesinlikle yüz kızartıcı suç ve infazı “hapis cezası” olmamalı…

***

Ülkedeki ekonomik dalgalanmalar, döviz fiyatlarındaki tutarsızlık, faizlerdeki yüksek oranlar, ticaret ve infaz kanunlarına yönelik yapılması gereken birçok düzenlemenin henüz hayata geçmemesi veya çözüm hedefli olmaması çekte mağduriyetleri büyütüyor ve daha da ağırlaştırıyor. Birçok çek mağduru hak etmediği cezalara muhatap oluyor.

Mesele; çek kullanma imkanını sağlayanlar ile çek kullananlar arasındaki sistemin hem bilgi hem de ahlâki açıdan iyi anlaşılamamasından kaynaklanıyor. Öyle ki çek alan da mağdur, çek kesen de mağdur… Hatta her ikisini birden yaşayan binlerce karşılıksız çek mağduru var.

Sorun belli, çözümü de mutlaka var… Ancak “Ekonomiyle ilgiliyim” diyenlerin tamamı acilen elini taşını altına koyup meseleyi kangren olmaktan çıkaramazsa vahim bir tablo bizi bekliyor.

Çek kullanımı yurt dışında da var. Ama bizim gibi değil. Türkiye’deki çek olaylarına dünyanın hiçbir yerinde rastlayamazsınız… Bizde öyle keşideciler var ki vara yoğa çek keser… Hele hatır çeki diye bir şey var ki evlere şenlik… Paralar havada uçuşur… Olay 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 241. Maddesi’ne göre tefecilik suçu kapsamına girdiği halde… Niçin? Çünkü müeyyide zayıf, tedbir zayıf, anlayış, idrak zayıf…

Yurt dışındaysa ticaret genel olarak elektronik ödeme sistemine çevrilmiş… “Al gülüm, ver gülüm…” denilerek çek mağduriyetleri daha suyun başından tutulmuş.

Öncelikle hatırlatayım… Çek olayı “anında” yani sana geldiğinde “ödenmesi” gereken bir ödeme aracı…

Peki biz bu sistemi niçin uygulamıyoruz?.. Niçin çeklere “3 ay, 6 ay, 1 yıl” gibi vadeler koyuyoruz?… Sorunun cevabı gayet açık… Ülkemizde finansa erişim problemi var… Yani piyasada para yok… Krediydi, şuydu buydu, babasının tarlasıydı, eviydi… Azıcık para bulan kişi “iş yapabilmek için” gidip önce kamuya olan borcunu ödüyor. Yoksa nefes alma şansı yok.

Dolayısıyla çek ve senetle ticarete nefes aldırmaya çalışıyoruz.

Öncelikle bir düzenlemeyle çeklerden “tarih” olayını yani “vade”yi kaldırmak şart… Vadeyi kaldırırken de sorunu çözmek için piyasada parayı bollaştırmak şart!

Yok “Sıkı para politikası uyguluyoruz”, “Enflasyon artar” diyorsanız, o zaman enflasyonu yükseltmemek için üretimi arttırıp talebi bastıracaksınız… Bu kadar basit!..

***

Diğer taraftan ticaret kanunu çerçevesinde çek kullanma imkânı sağlayan bankalar ise resmen sorumluluktan kaçıyor. Bankalar karşılıksız çek başına alacağı küçük bir meblağ için koca bir yorganı yakıyor. Kredi vermek için “anasının nikâhı”nı soran bankalar, çek defteri verirken aynı hassasiyeti göstermiyor… Birçok ehliyetsiz kişinin cebinde koçan koçan çek defteri…

Yine bir düzenlemeyle; karşılıksız çıkan çeke sahip bankayı çekin miktarı kadar yüzde 70 ödeme zorunluluğu getir, bak o zaman banka bol bol çek defteri dağıtabilecek mi?

Yine piyasa sisteminde bilinmedik ürünleri kamuoyuna veren bankalar maalesef çek kullanımındaki tehlikelere karşı bir sigorta enstrümanını dahi uygulamayı düşünemiyor.

Ekonomi sadece parayla değil, farklı ürünlerle de fonlanabilir…

Ama kafa yormak lazım!..

YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli
Yazarlar
Video
Galeri
Çek Yasası Mağdurları'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

Çek Yasası Mağdurları'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.

Haber gönderim sistemimize hoş geldiniz

Galeri Alanı

828 x 470