Dünya ekonomisine ağır darbe vuran salgın süreci, işletme sahiplerinin borçlarını çevirmelerini zorlaştırıyor. Salgından ötürü iş yerlerini açamayan esnaflar ve tüccarlar, çek borçlarını ödeyemedikleri için hapse girme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor.

Sıkıntı söz konusu

Yeni Akit’e konuşan çek mağdurları sözcüsü Haydar Zirek, Türkiye’nin sıkıntılı bir dönemden geçtiğini dile getirdi. Zirek, bu kritik dönemin iyi bir şekilde yönetilmesi gerektiğini belirtti. Zirek, 2016 Ağustos ayında yürürlüğe giren Çek Yasası’nın iş dünyasının üzerinde Demokles’in kılıcı gibi durduğuna dikkati çekti. Zirek, söz konusu yasayla çeklerini ödeyemeyenlerin hapis cezası almalarının önünün açıldığına işaret etti.

Anayasa hatırlatması

2020 Mart ayında çeklerini ödeyemeyenlere şartlı tahliye imkânı tanındığını hatırlatan Zirek, şunları söyledi: “Borcun yüzde 10’unu kapatma ve yüzde 90’ını da takside bölme şartı getiren bu karar, sorunu çözmeye yetmiyor. Çünkü kepenk açamayan, bir şirkete payidar olamayan, bir yerde maaşlı olarak çalışamayan esnafın bu borcun değil yüzde 10’unu yüzde 1’ini dahi ödemesi mümkün değil. Diğer yandan 24 Mart’ta süresi dolacak şartlı tahliyeyi uzatmanın bir anlamı olmadığı da bilinmelidir. Yapılması gereken karşılıksız çeke hapis cezasının kaldırılmasıdır. Şu anda senet, vergi, kredi kartı borcu olana hapis cezası uygulanmamaktadır. Sadece çekini vadesinde ödeyemeyene cezaevi yolu görünmektedir. Bu da sıkıntıya yol açmaktadır. Halbuki Anayasa’nın 38. maddesinde ‘Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz’ hükmü yer almaktadır. Bu hükümle çelişen bir adım atılmamalıdır, yanlıştan dönülmelidir. Bir an evvel hukuki reforma gidilmelidir.”

Konkordato kararlarına dikkat

Çek mağdurlarının bir bölümünün senet alacaklısı olduğunu anlatan Zirek, şöyle dedi: “Ödenmeyen senet tutarı 61 milyar lira seviyesinde. Bu rakam durumun vahametini ortaya koymaktadır. Öbür taraftan çek mağdurlarının bir bölümünün konkordato ilan eden firmalardan alacakları olduğu unutulmamalıdır. Malum, Türkiye’de 10 bine yakın konkordato açıklayan firma var. Bunların dokunulmazlıkları var, cezai sorumlulukları yok. Şu hakikat ki konkordato ilan eden firmalara icra uygulanamıyor. Gelinen aşamada çok ama çok dikkatli olunmalıdır. Ortada bir operasyon da olabilir. Birileri 250 bini aşkın aileyi hükümetle karşı karşıya getirmeyi amaçlıyor olabilir. Hangi hakimler tarafından ne amaçla hangi şirketler hakkında konkordato kararı alınmış bakılabilir. Bu hakimlerin kaçının FETÖ’den ihraç edildiği ya da içeri alındığı araştırılabilir.”

“Bizim kabahatımız nedir?”

Dolandırıcıların dahi affedildiğini kaydeden Zirek, “Bizim kabahatimiz nedir? Vergi levhamızın ve tabelamızın olması mı, çalışan istihdam etmemiz mi” diye sordu.

YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli
Yazarlar
Video
Galeri
Çek Yasası Mağdurları'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

Çek Yasası Mağdurları'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.

Haber gönderim sistemimize hoş geldiniz

Galeri Alanı

828 x 470